0 312 426 79 33

Özgürlüğe Mahkumuz

Tüm mücadeleler özgürlük için değil midir? Sadece uygarlıkların değil, kişilerin kendi yaşamlarının temelinde de bu yatar. Doğumdan sonraki süreçte iyi yapılandırılmış bir dünyaya girmiyoruz (ve dünyadan bu şekilde de çıkmıyoruz), o iyi yapılandırılmış dünyada merkezi bir rol oynuyoruz. O dünyayı sanki bağımsız bir varoluşa sahipmiş gibi oluşturuyoruz ve yaşıyoruz. Özgürlüğünde karanlık bir tarafı oluyor bizim için: Kaygı. Özyaratım, seçim, istenç ve eyleme geçme gibi açılardan baktığımızda özgürlük psikolojik olarak karmaşık ve kaygıyla kaplı. En derin anlamda biz kendimizden sorumluyuz. Seçimlerimiz, eylemlerimiz, eyleme geçmedeki başarılarımız ve başarısızlıklarımızın bir araya gelmesiyle ”kendimizi” oluşturuyoruz. İşte, bu sorumluluktan, bu özgürlükten kaçamayız. Sartre’nin dediği gibi ”özgürlüğe mahkumuz”. Bundan dolayı da terapi seanslarında özgürlüğü başka kelime türevleri altında çalışırız: Sorumluluk, istenç, isteme, karar verme gibi temel kavramlar vazgeçilmez çalışma alanlarıdır. Bu açıdan özgürlük biraz kaygı, biraz değişim, biraz farkındalık, biraz içgörüdür.

Yorumunu Ekle